Anasayfa En Çok Okunanlar Yeni Eklenenler Soru Cevap İletişim

Hürriyet Kasidesinin Teması nedir ?

Sponsorlu Baglantilar


Namık Kemal - Hürriyet Kasidesi Kapat

Yaziyla ilgili Resimler

Bağlantılı Yazılar

En Son Eklenenler

05 | ordövr ordövr
08 | monogami monogami
09 | intihar intihar

Hürriyet Kasidesi’nin teması:
- Hürriyet sevgisidir.

Divan şiirinde işlenen temalar daha bireyseldir. Şairler, toplumun sorunlarıyla ilgili çok fazla eser vermemişlerdir. Değişen çağla birlikte insanların sorunları da artmış ve değişmiştir. Osmanlı devleti, 19. yüzyılda birçok sorunla baş etmeye çalışırken, bireysel ve toplumsal sorunlar çığ gibi büyümüştür. Namık Kemal’in eseri de bu devirde yaşanan sorunların edebiyat eserlerine yansımış hâlidir.

b. Yenileşmeyle birlikte devlet karşısında bir halkı değil, tek tek bireyleri muhatap olarak görme­ye başlamıştı. Bunda, Avrupa devletlerinin yaydığı fikir akımlarının etkisi büyük olmuştur. Artık insan­lar, toplumu değil de bireysel rahatını düşünmeye başlıyordu. Bu da bireyselliğin çiçeklenmesine, top­lumsal bağın kopmasına sebep olacaktı. Avrupalılar, zenginlikleri oranında bencil bir bireyselliğe sa­hipti. Başka bir devletin de zengin olması, onların çıkarına değildi. Bu sebepten devletler arasında savaşlar bile çıkacaktı. Yenileşme döneminde işlenen temalarda “toplumsallık” ön plana çıkarılmıştır. Dağılan bir devleti bir arada tutabilecek en önemli harç tabii ki “toplumsal kenetlenme” olacaktı.

Hürriyete Doğru ve Hürriyet şiirlerinde “bireysel” bir hürriyet anlayışı hissedilmektedir. Şairler her ne kadar hürriyet sevgisinden bahsetseler de, hürriyetin bir kişi için olan anlam ve öneminden bah­setmektedirler. Hürriyet Kasidesi’ndeki “hürriyet” kavramı, bireysel değil, toplumsaldır. Şair, sadece kendi hürriyetinden değil, ortak değerler etrafında toplandıkları toplumun hürriyetinden söz etmektedir. Bu toplum için hürriyetin ne anlama geldiğini anlatmaktadır Namık Kemal.

Hakîr olduysa millet sânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetden
Bu beyitte şair, “altın yere düşmekle değerinden bir şey kaybetmez” atasözünü kullanarak iktibas (alıntı) sanatını uygulamıştır. Bu sanatta şair, sözüne vuruculuk katmak için deyimler, atasözleri, ayet ve hadisleri şiirinde kullanır. Bu dönemde ülkenin içinde bulunduğu kötü durum anlatılmak istenmekte­dir. Şair, milleti değerli bir taşa benzetmiş ve milletin eski zenginliğini kaybetmesini, cevherin yere düşmesi şeklinde düşünmüştür. Şaire göre eski güzel günler yeniden gelecektir. Devletin ve milletin asıl değeri bu sefer ortaya yeniden çıkacaktır.

Durur ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i miüetde
Çıkar âsâr-ı rahmet ihtilâf-ı re’y-i ümmetden

Bu beyitte de milletin bir amaca doğru birlik içinde yürümesinin öneminden bahsedilmektedir. Devrin şartları icabı ve diğer devletlerin baskıları sonucu ülke parçalanmanın eşiğinde bulunmaktadır. Ülkeyi bu durumdan kurtaracak yegane güç, milletin fikir birliğine sahip olarak tek bir amaç etrafında kenetlenmesidir. Bu kenetlenme olmazsa, ülke kısa sürede parçalanacaktır. Beyitte peygamberimizin bir hadisine telmih (hatırlatma) yapılmıştır. “Ümmetimin fikir ayrılığından rahmet beklenir.” Şeklindeki bu hadise şair telmih sanatıyla temas etmiştir.turkeyarena.com

Yeni Kavram ve İmgeler: Hürriyet, eşitlik, vatan sevgisi,adalet,kanun üstünlüğü.

Bir milletin ve insanın hürriyeti nasıl değerlendirdiğien güzel biçimde anlatılmıştır. Hürriyet olmadan insan, bireysel haya­tını özgürce yaşayamaz. Bu durumda insan, kendini baskı altında hissedecek ve sürekli huzursuz olacaktır.

Vatan sevgisi yolunda yapılan her türlü iyi çalışma, ülkeye bir şeyler kazandıracaktır. Ülkesini seven, ülkesinin gelecekte de özgür ve zengin olmasını isteyen bireyler, bu şiirdeki hürriyet tanımıyla harekete geçerlerse, istediklerinin hepsine mutlaka kavuşacaklardır. Bir ülkenin hürriyetini sevmek, ülkenin geleceğini emin ellere bırakacak olanlara yardım etmek demektir. Şimdi yapılan iyi çalışmalar, gelecekte büyük bir zaferin kazanılmasına yardım edebilir.

Namık Kemal, vatan için savaşan, didinen, içi vatan sevgisiyle dolu bir şairdir. Atatürk, Namık Kemal’in bir beytini değiştirerek kullanmıştır. Namık Kemal, ülkenin içinde bulunduğu durumda bir kurtarıcı arayarak, sağa sola sorular yöneltmekte, ülkenin kurtarılıp kurtarılamayacağından endişe etmektedir. Atatürk ise, değiştirdiği bu beyitle “vatanın mutlaka kurtarılacağını” söylemektedir. Namık Kemal endişeli, Atatürk ise kararlıdır. Namık Kemal’i, eserinde belirttiği gibi “hürriyet” ve “vatan” kavramlarıyla özdeşleştirebiliriz. O, hürriyet ve vatan şairidir. Onu böyle düşünmemizde, onun hürriyete ve vatana oları âşık kişiliği ve yazdığı eserlerde sürekli bu iki kavramı en üstte tutması, sürekli bu kavram­ların değerini insanlara anlatması etkili olmuştur.

a. Namık Kemal, doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen bir yazardır. Vatanını ve hürriyetini çok sevdiği için, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlardan kurtarılması için elinden gelen her türlü gayre­ti göstermiştir. Devrin siyasi kişileriyle de irtibatı olan şair, hükümeti yanlış icraatları sebebiyle eleştir–niştir. Bu eleştiri onun dürüst bir insan olduğunu gösterir. Şiirinde de dediği gibi, makam, mal mülk ve şöhret için alçalmamış, hak bildiği yolda hiçbir şeyden korkmadan dosdoğru ilerlemiştir. Ona göre Avrupalıların Osmanlı’ya göre bazı teknik üstünlükleri vardır. Bu teknik üstünlüğü onlardan alırsak, biz­deki “hamiyet” mayası bizi onlardan daha zengin ve üstün yapacaktır. Bu amaçla yazdığı yazılarda ülkenin İslam birliği içinde refaha kavuşabileceğini, ülkenin ırk olarak farklı köklerden gelen milletlerinin tek bir potada, yani din potasında birleşebileceğine inanmış bir fikir adamıydı. Ayrılıkları değil, birlik olabileceğimiz yönlerimizi hep en üstte tutmalıyız. Namık Kemal, bu ideali uğrunda pek çok eser yaz­mıştır.

b. Bu şiir Namık Kemal’in en fazla ezberlenen, bilinen şiiridir. Onun şahsiyetinin bütün olumlu taraflarıyla, hürriyet kavramı etrafında ördüğü düşüncelerini en iyi yansıtan bu şiir, hürriyet ve vatan sev­gisinin en değerli örneğidir. Bu şiir, sadece edebî anlamda bir tesire sahip değildir. Toplum üzerinde olumlu tesirleri olan, vatan ve hürriyet sevgisini kuşaklara aşılamış bir eserdir. Bu şiir, devrin zihniyetini yansıtan bir aynadır.

1. Bir katre içen çeşme-i pür-hûn-ı fenadan “-dan’lar redif, “-â”lar yarım kafiyedir. Başın alamaz bir dahi bârân-ı belâdan
idrâk-i me’âli bu küçük akla gerekmez “-mez’ler redif, “-ek”ler tam kafiyedir.
Zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez
Beyitlerde “-r, -k, -I” sesleriyle aliterasyon yapılmıştır. Ritim, aruz ölçüsüdür. Kafiye, redif ve tek–arlanan kelimeler vardır. Kafiye şeması “aa-ba-ca…..bb” şeklindedir.

2.Terkibibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları, halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayama­yacağı kelime ve ifadelere çok fazla itibar etmemişlerdir. Bu şiirde ise şair, görüşlerini felsefî bir planda aktardığı için devrin bu tür söyleyiş özelliklerinden uzakta kalmıştır.

3. Terkib-i bent‘teki birimler birbirlerine beyitlerle bağlanmıştır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin son beyti, dünyayı anlamanın akılla olamayacağını bildirmektedir. Ondan önceki bütün dizelerde akıl ve onunla ilgili kavramlar etrafında dönen şair, son beyitte söyledik-erinin tam tersi bir düşünceyi dillendirmektedir. Bu tezat zaten Ziya Paşa’nın karakteri olmuştur.

En Çok Okunanlar

04 | Sıfat Sıfat
09 | Zamir Zamir
10 | Panel Panel
13 | Masal Masal
15 | Mesnevi Mesnevi
19 | Zarf Zarf
Bi soru sor